Son Güncelleme: 7 Mart 2016 10:47 Türk Büro-Sen Çorum Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle bayan üyelerine kahvaltı programı düzenledi.
Programa, Türk Büro-Sen Çorum Şube Başkanı Sami Çam, yönetim kurulu üyeleri ve bayan üyeler katıldı.
Programda bir konuşma yapan Çam, ülkenin geleceğinin kadınların yetiştirmiş olduğu veya yetiştireceği çocukların elinde olduğunu söyledi.
Çam konuşmasında, “Takvim yapraklarını çevirdiğimiz zaman her gün, her hafta dünyada ve ülkemizde çeşitli adlar altında anlam yüklenen, kutlamalar ve anmalar yapılan kimilerince özel gün addedilen günler vardır” dedi.
Çam, konuşmasına şöyle devam etti;
“Bugünlerin en büyük özelliği bizce yılda bir günde olsa hatırlanmaları, sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu, tartışıldığı ve etkinlikler yapılarak insanların bir araya gelmesinin sağlandığı, biz duygusunu ve paylaşmayı teşvik etmesi açısından önemlidir.Bugün burada bizleri bir araya getiren 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’dür. İşte bu vesileyle burada toplanmış bulunmaktayız. Tanışacağız, kadın olmanın zorluklarını, gündelik sıkıntıları, çalışma hayatının sorunlarını konuşacağız, ve geleceğimize yol çizeceğiz.
Geleceğimiz ve ülkenin geleceği siz kadınların yetiştirmiş olduğu veya yetiştireceği çocuklarımızın elinde. Eğer bu ülkede barış olacaksa, eğer bu ülke muhasır medeniyet seviyesine çıkacaksa sizlerin sayesinde olacaktır. Bu sebepten gelecek nesil siz kıymetli kadınlarımızın eseri olacak, barışı siz sağlayacaksınız, barışın adını siz koyacaksınız, çocuklarımızı siz yaşatacaksınız. Çocuklarımızın ve geleceğimizin şekillenmesi siz kıymetli hanımefendilerin elindedir. Bu sebepten şucu bucu demeden insanı insan olduğu için sevgimizi esirgemeden onlara sunacağız. Hiç kimsenin mezhebini, meşrebini, cinsiyetini, memleketini ayırmadan, nefret söyleminden uzak nesil yetiştirmelisiniz.
Peygamber Efendimizin de buyurduğu gibi “Siz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız.” İşte bu topluma sevgiyi siz öğreteceksiniz. Sevgi tohumlarını siz ekecek, barışı siz yeşerteceksiniz. Ve geleceğimiz sizin ellerinizde şekillenecek.
Bizim anlayışımızda kadın anadır, Kadın vatandır, Kadın sabırdır, Kadın susmaktır, Kadın başarıdır, Kadın yüreklidir, Kadın acıyı ızdıraba çevirmeden ayakta kalmaktır, Türk kadını çok verip az almaktır. Buna rağmen hep gülümsemektir. Kadın aslında erkek olmaktan kat kat daha zordur.
Bugün Türk kadını çocuklarının başına bir şey gelir mi düşüncesiyle endişe halindedir ve çocuğunun eve sağ salim gelmesine şükretmektedir. Kadın; elinde bulunanlarla yetinen, sabreden, şükreden ve her koşulda mutlu olandır. Mutluluğunu ise çevresine aktarabilendir.
Türk töresinde kadının yeri hep en başta olmuştur. Otağında, hükümdarın yanında, devlet işlerine karar kılmıştır. Yeri gelmiş 600 yıl hüküm sürecek bir devletin temellerini atmış Hayme Ana (Devlet Ana)’dır. Hayme Ana oğluna bir nasihatinde der ki;
“Oğul, Boyundan – soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur.”
Bizlerin şuna hep birlikte karar vermemiz lazım. Ülkemizin, bizim ve çocuklarımızın geleceği ellerimizde şekillenecekse bir olalım, iri olalım, diri olalım. Nerde bir yetim çocuk, nerde bir muhtaç var ise onun başını okşayalım, ona yardımcı olalım.
Çocuklarımızın geleceği için sosyal sorumluluk projeleri üretelim veya bu projeler içerisinde aktif olarak görev alalım. Eğer biz söz söylemeyeceksek birileri bizim adımıza konuşur ve bizim geleceğimizi onlar şekillendirir. Bu toplumun aktörleri de, yazanları da sizler olmalısınız. Sizler önder olmalısınız. Ki siz bu toplumun aydınlık yüzlerisiniz. Siz susarsanız millet susar” şeklinde konuştu.