Son Güncelleme: 3 Kasım 2017 23:19 İskilip Yerel Eylem Grubu Derneği tarafından İçişleri Bakanlığı Dernekler Müdürlüğü Bünyesinde (PRODES) hazırlanan “Gelenek – Gelecek Arasındaki Köprü: Geleneksel Yazma Baskısı” projesi Başlangıç ve tanıtım toplantısı bugün İskilip Metin Alkan Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Proje Tanıtım ve Açılış toplantısına İskilip Kaymakamı Bahadır Güneş, Belediye Başkan Vekili Murat Önder, Jandarma Komutanı Ziya Balcıoğlu, Emniyet Müdürü Bahadır Vurgun, İskilip MYO Müdür Yardımcısı Abdulkadir Özdemir, Ziraat Odası Başkanı Kamil Akdoğan, Esnaf ve sanatkarlar Odası Başkanı İsmet Uslu, STK Başkanları ve yöneticileri, Muhtarlar, Daire Müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Proje Kapsamında 18-65 yaş arası 20 kadının eğitileceği proje 300 saatlik bir eğitim sürecinden oluşmakta. Kursiyer olarak katılmak isteyenlerin 6 Kasım 2017 Pazartesi gününden itibaren Dernek merkezine başvurarak kayıtlarının alınacağı proje Mart 2018 de yapılan çalışmaların sergilenmesi ile son bulacak.
Bir milleti millet yapan unsurlardan bir tanesi de kültürdür
Dernek tarafından Yazma baskı ve ilçe ile ilgili “ Bir milleti millet yapan unsurlardan bir tanesi de kültürdür. Bu nedenle, milletin bekası kültürünün gelecek kuşaklara doğru şekilde taşınmasına bağlıdır. Bu düşünceden hareketle Anadolu’ya gelişimizle birlikte kültürümüze giren ancak teknolojinin gelişmesi ile birlikte unutulmaya yüz tutmuş “geleneksel yazma baskı tekniğini” günümüze taşıyarak yaşatmayı ve böylelikle kadınlarımızın bu sanatı öğrenerek hem kültürünü tanımalarını hem de aile bütçesine katkıda bulunmalarını, ayrıca atıl durumda bulunan kadın iş gücünü faal duruma getirerek ilçe ekonomisine katkı sağlamasını amaçladık.
Yazmacılık tarihine ışık tutacak bazı buluntular ve yazılı kaynakların elimizde olmasına rağmen bu sanatın başlangıç yerinin ve zamanının kesin olarak tespiti güçtür. Bu konudaki yazılı kaynaklar ve arkeolojik çalışmalar yazma sanatının bir baskı tekniği olması nedeni ile bizi tarih öncesi çağlarının yontma taş ve bronz dönemlerine kadar götürüyor. Baskı biçiminin başlangıcı olarak, bu dönemlerde seramik kapkacağın üzerine basit damga ve tahta parçalarıyla yapılmış desen uygulamalarını gösterebiliriz.
İncelemelere göre resimlendirilmiş kumaşlar baskı tekniğinin doğrudan doğruya öncüleri olarak kabul edilmektedir. M.Ö. IV yüzyıla ait olup Rusya’nın kuban bölgesindeki bir savaşçı mezarında bulunan resimli tabut örtüsü bu düşünceyi ispatlamaktadır. Kumaşı fırça aracı ile boyama ve kalıpla basarak desenlendirme Mısır’da, Abbasi ve Fatimilerde de görülür.
Bu devirdeki keten kumaşların üzerindeki yazıların veya süslemelerin çoğunun tekniği fırça ile boyama ve kalıpla baskıdır.X. yüzyılda ender bulunan çok ince kalitedeki keten kumaş üzerine birbirini kesen içindeki boşluklara altın yaldız ve kahverengi aslan figürleri basılarak kumaşın yüzeyi kaplanmıştır. Kalıbın yükseltilmiş kısımlarından boya maddeleri akmaması için, nişasta veya kitne patı ile karıştırılırdı.
Daha sonraları ilave renkler kalıpla basılmıştır. Tıpkı bugün bizde uygulanan yazma tekniğinde olduğu gibi. Bir başka yazılı kaynakta M.Ö. 2000 yıllarında Kafkaslarda teknik baskı sistemin bilindiğini gösteriyor. Kumaş baskının üzerindeki dizi biçimindeki resimler ortaçağın sonlarına doğru kitap baskısının doğmasına yardım ediyor. Tahta kalıplarla kağıt üzerine baskı yapıldığı ve kumaş baskısının kitap baskısı için bir başlangıç olduğu söylenmektedir.
Anadolu’da devam eden yazmacılık sanatında açık ve hareketli hayvan figürlerine, özellikle geyik figürleri ile meydana gelmiş komposizyonlara çoğunlukla rastlanmaktadır. Anadolu’da Çatalhöyük arkeoloji kanunlarında (M.Ö. 700) Hitit sanatına ait eserler arasında pişmiş kilden çok sayıda mühür biçiminde kalıplar ortaya çıkarılmıştır. Bunlar helezoni ve dört yapraklı çiçek motifleri olup halen Hitit müzesinde bulunmaktadır. Çatalhöyük kazılarında ele geçen buluntular arasındaki mühürlerin, baskı ile yapılan yazmacılığın ilk ipuçları olduğu zannedilmektedir.
Bu çevrelerde yapılan yazmalar desen, kompozisyon ve renk yönünden bölgesel ayrıcalık gösterir.
Yazmacılık sanatının Türkiye tarihini araştırırken, bu sanatın Orta Anadolu’da Tokat’ta gelişmesi ve Tokat ilinin yazmacılık sanatı açısından merkez teşkil etmesi ilginçtir. Örneğin Tokat ili ve çevresindeki yapılan yazmalardaki geometrik düzen Selçuk sanatı geometrisine paralellik gösterir.
Türk yazmacılık sanatının bugün elimizde kalan örnekleri Osmanlı imparatorluğu döneminin XVI. XVII. XVIII ve XIX. Yüzyıllara ait örnekleridir. Halen yurdumuzun çeşitli bölgelerinde yazma sanatı devam etmektedir. Bu çevrelerde yapılan yazmalar desen, kompozisyon ve renk yönünden bölgesel ayrıcalık gösterirler.” Sözlerine yer verildi.
İlçemizde Yazma Baskısı
Geleneksel yazma baskısının ilçemizde yaklaşık 100 yılı aşkın süredir yapıldığı bilinmektedir. Bu sanatın İskilip’te birkaç ailenin kendi evlerine kurdukları küçük atölyelerde sürdürüldüğü bilinmektedir. İskilip halkının ilerleyen zaman içinde akademik eğitime yönelmesi sonucu diğer ailelerde olduğu gibi genç nüfusun okuyarak ilçe dışına göç etmesi nedeniyle bu sanatın yeni nesillere aktarımı akamete uğramıştır.
Yaklaşık son otuz yıldır bu sanatı aktif olarak yürüten usta kalmadığı görülmektedir. Dolayısıyla geçmişi çok eskilere dayanan bu sanat unutulmakla yüz yüze kalmıştır.
Son birkaç yıl içinde bu sanatın tekrar canlandırılması ile ilgili çalışmalar olsa da istenilen sonuca ulaşılamamıştır. Hitit Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu El Sanatları Bölümünde bu sanatla ilgili akademik araştırmalar yapılmaktadır. Son yıllarda İskilip’te turizme yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar eski ahşap binaların restorasyonu ve ev pansiyonculuğu, sokak sağlıklaştırma ile citte slow (sessiz şehir) projelerine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu projelerle İskilip’in iç turizminin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Hazırladığımız bu proje ile kaybolmaya yüz tutmuş bir sanatın tekrar canlandırılması, İskilip’e gelen turistlere de; üretilecek ürünlerin pazarlanarak ilçe ekonomisine katkı sağlaması beklenmektedir. Halk Eğitim Merkezimizdeki atölyemizde bu sanatın devam etmesi için katkıda bulunmaya devam etmektedir.