‘’Adalet, her şeyi layık olduğu yere koymaktır. Ayakkabı ayğındır, külah başın’’ ( Mevlana)
İnsanlığın hak ve hürriyetlerini tesis eden savunan, devletlerin ilişkilerinde seviyeyi koruyarak denge unsuru olan, kişilerin bir birilerine karşı saygısını ve sevgisini sağlayan, her kim olursa olsun, görevi, makamına bakılmaksızın eşit muameleyle nizam ve intizam tesis eden bir demokrasinin olmazsa olmazı. Düzenin temini ve sistem içerisinde ilerlemesi ancak karşılıklı hakların korunmasından geçer.
İnsanoğlunun yeryüzüne teşrifi ile çeşitli düşünce ve karakterler hasıl oldu, bu doğrultuda kimi akıl ve kalp ile hemhal, kimisi de nefis ve arzuların baskısı altında dünyalığını yaşadı. Bu zaman diliminde dünyevi meşgaleye dalanlar hakkı, adaleti, hukuk, saygıyı ve sevgiyi rafa kaldırdı, düşüncelerinde yer eden amaçlarını gerçekleştirme gayesi ile zayıfı, garibanı, güçsüzü ezip geçti.
Dünya tarihinde bilhassa milletler mücadelesinde örnekleri çoktur, ancak ne gariptir yuvarlak küre hiç birisine baki kalmadı. Yaşanılmış hayatlardan hiç ders almayan kibir abideleri Azrail’i dahi ölüm anında hatırladı, ne fayda iş işten geçti. HZ. Musa’ya tebelleş olan Firavun kendini ilah ilan etti çeşitli mücadelelere girdi, kızıl denizde boğulmak üzere iken Yaradanı hatırladı, ancak boğazı düğümlendi, şimdi ibreti alem için britiş muzium da teşhir edilmekte.
Bu tip yaşanılmışlar aslında aynı yolda ısrar edenlere bir ibrettir, anlayana. Yıllardır ülkemizin kalkınmasını, ileri gitmesini, çevremizde söz sahibi olmasını, kendi kendine yeter hale gelmesini dört gözle beklemekteyiz, yapılan atılımlar sevindirirken, bunlara destek olunmaması bizleri ziyadesi ile üzmektedir.
Adalet arayacağım diye yaşayan masum insanların hürriyetlerinin kısıtlanması, devletin güvenlik güçlerine saldırılması, hiç bir ülke yönetiminde tasvip edilecek bir husus değildir. Elbette suç ispat edilene kadar gözaltına alınanlar masumdur, suçun muhakeme edilmesi, delillerin objektif sunulması ile ancak ilan edilir. Henüz mahkemeye intikal etmemiş bir dava üzerinden taraftarları sokağa dökmek demokratik bir hak değildir, bu isyandır, sivil darbe anlamı ifade eder.
1999 depreminde zamanın imar bakanı yargılandı, yargılama esnasında tekrar vekil olmak istedi ancak ‘’aklanda gel’’ ve yüce divanda beraat etti. Partisinde terör ve yolsuzluğa batmış yargılamayı bekleyen birine destek diyerek halkı galeyana getirmek, iş çevrelerine tehditler savurmak, ekonomiyi etkileyecek beyanatlarda bulunmak ve sokağa çağrı yenilir yutulur bir davranış değildir.
Bu konuda batıdan destek istenmeside ülkemizin bağımsızlığına olan bir darbe niteliği taşımaktadır ‘’(İngiltere bb Starmer’in Nasıl bir gerekçesi var, nasıl bir sebebi var? Bütün avrupa tepki gösteriyorken, İngiliz İşçi Parti’sinin Starmer’ın bu konuda hiç bir şey söylememesini gerçekten anlayamıyoruz. Terk edilmişlik hissediyoruz. İstanbul’un Büyük Şehir Belediye Başkanı’nı alıp hapse koyuyorlar ve İngiltere buna ses çıkartmıyor. Bu nasıl dostluk, bu nasıl kardeş parti Demokrasinin beşiği İngiltere ve bizim kardeş partimiz işçi partisi buna nasıl sessiz kalabiliyor?
Gerçekten kırgınız.’’(Ö.Özel BBC)
Sendikaları, öğrencileri kışkırtmak suretiyle iş bırakma eylemlerine teşviki ve yerli ve milli markalara boykot çağrısı akıl tutulmasından başka bir anlam taşımıyor. Bir ülkenin yerli ve milli hassasiyetlerini üzerinde taşıyan, milletin yükünü omuzlarında taşıyan, bir çok insanın ekmek kapısı firmaları halka şikayet edip ürünlerinin boykot isteği bu millete ve devlete ihanettir, aynı güruhun Gazze’de yanan ateşi görmezden gelmesi, o devletin ürünlerini boykot edilmemesi nasıl, ne şekilde izah edilecektir.
TBMM kürsü işgali, kimin işini sabote etti? Emeklinin alacağı bayram ikramiyesini oylamasını geciktirerek isyan çıkartma gayreti iktidarın 3000 tl yi hesaplara aktarması ile oyun bozuldu, akabinde derhal ilave oylandı. Devletin kurumlarını hedef almak ve işaret etmek devletçilikle bağdaşır bir husus asla değildir resmen vatan hainliğidir. Kaldı ki CHP nin 6 okundan birisi Devletçiliktir, yani yerli ve milli çağrışımıdır ama ne hikmettir kendi lehlerin de haber ve yorum yapmayan ulusal basında bundan nasibini aldı, dem partiden destek bekledi ancak onlara da rest çekti, miting yaptı ne gariptir mübarek gün toplanan insanları bir saat ayakta bekletti, bu yapılanlar ne demokratik haktır, nede muhalefettir hele hele batıdan medet ummak mandacılıktan başka bir husus değildir.
Cumhuriyeti kutan parti bu olmazsa gerek zira o devirde de bir çok mandacı vardı laikin büyüt TÜRK M.K.ATATÜRK buna asla müsaade etmemiştir. Sokağa dökülen gençlerin yakması, yıkması, yerli ve milli kurum ve kuruluşları talan etmesi izaha muhtaç hadisedir, eylemlerle adalet aramak ancak olsa olsa isyandır, bunun hiç bir yerinde vatan sevgisi yoktur, ihanet vardır.
İnsan elbette hakkını arayacak, bu demokratik bir hak olduğu gibi evrensel insan hakları beyannamesinde de mevcuttur ‘’ Bütün insanlar özgür, onur haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, bir birlerine kardeşlik anlayışı ile davranmalıdırlar ’’ (İ.H.Evrensel bildirgesi Madde: 1)
Yapılan eylemleri ve azmettirenleri siz toplum olarak değerlendirin, kime, niçin, neden yapıldı, suçlu var ise isyanlarla örtbas edilmeye çalışılması demokrasinin hangi kuralında yazılı, varsa bilen izah etsinler bizde bilelim. Demokrasinin korunması adaletin işletilmesi ile mümkündür, adalet savsaklanırsa demokrasi zarar görür, sistem hukuk çerçevesinde çalışır.
‘’ Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi ‘’ (Gandi)
Ramazan bayramınızı tebrik eder, size ailenize ve TÜRK İSLAM alemine hayırlar getirmesini ALLAH’tan niyaz ederim.
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK