Son Güncelleme: 29 Eylül 2016 16:07 Türkiye Büyük Millet Meclisinde Muharrem ayına özel menü hazırlanıyor ve Genel Kurul çalışmalarına yaklaşık 45 dakika ara veriliyor.
Bu gelenek bu senede bozulmayarak devam edecek. Muharrem orucu yemeği ile ilgili Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Kinden, nefretten, çatışmadan, kavgadan uzak durmak ve bu ayla ilgili olması gereken barış ve dostluk ortamından yararlanmak gerekiyor. Muharrem ayı ibadeti yapanlar ya da yasını tutanlar, gönül huzuru içerisinde ibadetlerini, dualarını, niyazlarını yapacaklar, oruçlarını açacaklardır. Muharrem orucu tutanlar için geleneklere uygun bir biçimde TBMM Lokantası’nda özel yemek mönüsünün hazırlanacağını vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk muharrem yemeği 15 Kasım 2012 yılında Meclis Başkan Vekili Mehmet Sağlam’ın Genel Kurula “Muharrem iftarı vesilesiyle kırk beş dakika ara veriyorum. İbadet eden arkadaşlarımızın da ibadetlerinin kabul edilmesini diliyorum” diyerek ara vermesi ile başlamıştı.
Mönüde etsiz sebze yemeklerinin yer alması planlanılırken masalara su yerine kaysı kompostosu ve ayran ikram edilecek. Masaya ayrıca metal çatal, bıçak ve kaşık takımı yerine plastik çatal ve bıçak konulacak ve tabi ki Aşure mutlaka olacak.
Muharrem ayı: Şehrullahi’l-Muharrem olarak meşhur olan, yani Allah’ın ayı olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Âşura Günü ise Muharrem’in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır.
İmam Hüseyin ve yakınları Muharrem ayının ilk günü Kerbela’da tutsak edilerek Fırat nehrine yakın bulunmalarına rağmen su içmeleri yasaklanmıştır. Muharrem’in 10.günü de Yezid’e biat etmeyi, haksızlığı ve zulmü reddeden İmam Hüseyin’e, karşı taraftan ok atılmasıyla çatışma başlamış Hz. İmam Hüseyin, oğulları, kardeşi, yeğenleri tüm yakınları tek tek şehit edilmişlerdir. Bu vesile ile tüm şehitlerimizi ve 1400 yıldır acısını yüreğimizde hissettiğimiz Kerbela şehitlerini de rahmetle anıyoruz.
Pazar günü idrak edeceğimiz Hicret’in 1438. yıl dönümünün tüm insanlık için barışa, huzura ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.