Son Güncelleme: 3 Ağustos 2017 20:49 Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, 1 Ağustos 2017 Salı günü, 2018-2019 yılları için kamu görevlilerinin ve emeklilerinin alacakları maaş zamları ile sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 4. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri nedeniyle Türkiye Kamu Sen olarak taleplerinin olduğunu söyledi.
“Geçmiş dönemde şahit olduğumuz üzere; kamu görevlilerinin kazanılmış haklarının ellerinden alındığı, kalem oyunlarıyla bir önceki toplu sözleşme metninin değiştirilerek memur ve emeklilerimizin cebine el atıldığı, 1 ay sürmesi gereken sürecin 1 hafta içinde sonlandırıldığı bir toplu sözleşme süreci yaşamamayı umut ediyoruz. Toplu pazarlık sürecinin tüm kamu çalışanlarının ve emeklilerin beklentilerine cevap vermesini hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyoruz” diyen Aydın, açıklamasında şunları dile getirdi:
“2018-2019 yılları için kamu görevlilerinin ve emeklilerinin alacakları maaş zamları ile sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 4. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri 1Ağustos Salı günü saat 14:00’da başlamıştır.Bu görüşmeler yaklaşık 20 milyonluk bir kesimi oluşturan memur ve emeklilerimizin gelecek yıllarını ilgilendirmektedir. Memur ve emeklilerimiz son derece kıt imkanlarla yaşamak zorunda bırakılmış bir kesimdir. Onlar devlet dediğimiz kavramı somutlaştıranlardır.
Bilinmelidir ki, Toplu Sözleşme sadece yetkili olma ve masayla sınırlı değildir. Masa dışındaki her türlü tepkinin gücü Toplu Sözleşmenin önemli bir parçasıdır. Bu aşamada kamuoyunun bilgisi dahilinde olmayan birkaç hususu açıklamak gerekmektedir. 2012 yılından bu yana önceki üç dönemde olduğu gibi, maalesef bu Toplu Sözleşme Görüşmelerinde de memurları Memur-Sen 13, Türkiye Kamu-Sen 1, KESK 1 üyeyle temsil edecektir.
Toplu Sözleşmede, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu gereğince, Kamu Çalışanları Heyeti adına Yetkili Konfederasyonun Genel Başkanı ile Kamu İşveren Heyeti adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Başkan sıfatıyla yetkilidirler. Her iki heyette bulunan diğer üyelerin karşı çıkmasına rağmen bu iki kişinin Toplu Sözleşme metnini imzalaması görüşmelerinin tamamlanmasına neden olmaktadır. Toplu Sözleşmenin işkolu bazındaki hükümlerini ise işkolundaki yetkili sendika Genel Başkanı ile Kamu İşveren Heyeti adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Başkan sıfatıyla yetkilidirler. Anlaşmazlık halinde Hakem Kuruluna itiraz ve Toplu Sözleşme hükümlerinin yargıya taşınması yetkisi de kanunla sadece yetkili konfederasyon ve sendikalara verilmiştir.
Yetkili Konfederasyonun Toplu Sözleşme masasından kalkması halinde ise 2. büyük konfederasyon ve sendikalar Toplu Sözleşmeyi bağıtlama hakkına sahiptir. Maalesef birçok kamu çalışanınca bilinmeyen bu durum nedeniyle, Toplu Sözleşme sonuçlarından yetkili olmayan sendikalar da sorumlu tutulmaktadır. Tabi ki, kanun konfederasyonumuza ve sendikalarımıza üye olarak görüşlerimizi ifade hakkı vermiştir ve bu hak bugüne kadar kamu çalışanlarımız için en iyi şekilde kullanılmıştır. Bu Toplu Sözleşme döneminde de üyelerimizin istek, dilek ve beklentilerinden oluşan taleplerimizle sonuna kadar masada olacağımız ve bunların gerçekleşmesi için olağanüstü bir çaba sarf edeceğimiz aşikardır.
Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalar olarak toplu sözleşme görüşmelerinde gündeme taşıyacağımız mali, sosyal ve özlük haklarına ilişkin talepleri belirlemiştir. Konfederasyon ve bağlı sendikalarımızın yetkili kurulları, günler süren çalışmalar sonucunda;
Kamu görevlilerinin ve emeklilerin kronikleşmiş ekonomik sorunları , Geçmiş dönem kayıpları, 2015 yılı enflasyon farkı tanımın değiştirilmesi nedeniyle ödenmeyen enflasyon farkı, Zorunlu tüketim harcamalarında yaşanan fiyat değişimleri, Temmuz ayında işçilerle imzalanan toplu sözleşmede ortaya çıkan işçi-memur zammı farkını da dikkate alarak 2018 ve 2019 yıllarında uygulanmasını istediği maaş artış teklifini belirlemiştir.
Buna göre Türkiye Kamu-Sen olarak hükümetle yapılacak toplu sözleşme masasında; 2018 yılı için ocak ayından geçerli olmak üzere seyyanen net 150 TL, %10+%10 artış ve bu artışların üzerine ekonomik büyüme ve refah paylarını içeren %3’lük zam, 2019 yılı için ise yine ocak ayından itibaren seyyanen net 150 TL ve %8+%8 artış ile %3 oranında ekonomik büyüme ve refah payı artışı talep ediyoruz.
Mali haklara ilişkin olarak gündeme getireceğimiz artış tekliflerimiz; 2018 yılının bütününde en düşük dereceli memur maaşı için 738,36 TL, ortalama memur maaşı için ise 920,35 TL , 2019 yılı için de en düşük memur maaşına 779,78 TL, ortalama memur maaşına ise 965,24 TL zam anlamına gelmektedir.
Bunun yanında; Geçtiğimiz dönemde imza altına alınmasına rağmen halen uygulanmayan toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması, Vergi dilimindeki adaletsizliğin giderilerek kamu görevlileri üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi, 4/B’li sözleşmeli ve 4/C’li geçici personel ile vekil gibi adlar altında güvencesiz çalışmaya son verilerek bu kapsamdaki kamu personelinin kadroya geçirilmesi, Taşeronlaşmaya son verilmesi, Memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile özel hizmet tazminatı, ek ödeme, ek ders, döner sermaye, fazla çalışma ücreti, ikramiye, sosyal denge tazminatı gibi diğer ödemelerin de emekli keseneğine dâhil edilmesi, Başta aile yardımı ve çocuk parası olmak üzere tüm sosyal yardım miktarlarının artırılması, Ek gösterge ve özel hizmet tazminatı adaletsizliğinin giderilmesi, Ek ders, fazla mesai, nöbet ve harcırah gibi ödemelerin düzenlenerek günün şartlarına göre yükseltilmesi, Yardımcı hizmetler sınıfı personeline de ek gösterge verilmesi, Ramazan ve Kurban bayramlarında kamu görevlileri ve emeklilerine bayram ikramiyesi verilmesi, Kıdem aylığındaki 25 yıllık sınırın kaldırılarak tüm kamu görevlilerine çalıştıkları her kıdem yılı için 20 TL kıdem aylığı ödenmesi, Mülakata bağlı atamalara son verilerek adil bir atama ve görevde yükselme sistemi getirilmesi, Türkiye Kamu-Sen olarak ayrıca maaşlardaki reel erimenin önlenmesi ve dönem içinde ortaya çıkan zararların karşılanması amacıyla dönem içinde enflasyon farkı oluşması halinde ortaya çıkan enflasyon farkının 1 puan artırımlı ödenmesini talep etmekteyiz.
Elbette, 228 sayfalık taleplerimiz metninde olduğu gibi 11 hizmet kolu ve emeklilere ilişkin daha pek çok konu ve husus toplu sözleşme görüşmelerinde olmazsa olmazımız olacaktır. Taleplerimiz, geçerli temellere dayanan, son derece makul ve karşılanabilir bir şekilde hazırlanmıştır.Taleplerimizin karşılanmaması için tek engel, siyasetçilerin ekonomik tercihi ve yetkili sendikaların masa başında siyasiler karşısında teslim bayrağını çekerek, bir yerlerden gelen talimatlara uyması olacaktır.
Biz Türkiye Kamu-Sen olarak kanunların bizlere tanıdığı yetkiler ölçüsünde, kamu görevlilerinin masa başı oyunlarla haklarının gasp edilmesinin önüne geçmek için elimizden geleni yapmaktan geri durmayacağız. Memurları masada satmaya kalkan olursa, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da onların ipliğini pazara çıkarmak bizim asli görevimizdir. Geçmiş dönemde şahit olduğumuz üzere; kamu görevlilerinin kazanılmış haklarının ellerinden alındığı, kalem oyunlarıyla bir önceki toplu sözleşme metninin değiştirilerek memur ve emeklilerimizin cebine el atıldığı, 1 ay sürmesi gereken sürecin 1 hafta içinde sonlandırıldığı bir toplu sözleşme süreci yaşamamayı umut ediyoruz. Toplu pazarlık sürecinin tüm kamu çalışanlarının ve emeklilerin beklentilerine cevap vermesini hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyoruz.”